İNŞAAT SÖZLEŞMELERİNDE YÜKLENİCİNİN TEMERRÜDÜNÜN SONUÇLARI
İnşaat Sözleşmesinde Yüklenicinin Temerrüde Düşmesi Hangi Durumlarda Ortaya Çıkar?
İnşaat sözleşmesi,
temelinde eser sözleşmesinin bir türü olup TBK’da bu sözleşmeye dair hükümlere
tabi olarak dikkate alınmalıdır. Eser sözleşmesi tam iki tarafa borç yükleyen
bir sözleşme olup bu sözleşmede yüklenici tarafın temerrüde düşmesi halinde TBK
m. 125 vd. hükümleri uygulanacaktır.
Yüklenicinin
temerrüde düşmesi şartları şunlardır:
- ·
Muaccel borcun bulunması
- ·
Edimin ifasının mümkün olması
- ·
İfanın gerçekleşmemiş olması
- ·
Yüklenicinin haklı bir mazeretinin
bulunmaması
- ·
İş sahibi tarafından ihtarda bulunulması
- ·
Gereken hallerde ek süre verilmesi
Temerrüt için
borçlunun / yüklenicinin kusuru aranmaz.
Bilindiği üzere Türk Borçlar Kanunu m. 125 borçlunun temerrüdü halinde alacaklının seçimlik hakkını
düzenlemektedir. Bu seçimlik haklardan birinci ve esas olanı ise “aynen ifa ile
birlikte gecikmeden doğan zararın giderilmesi talebidir. Alacaklı-iş sahibinin
bu ve diğer seçimlik hakları, yenilik doğurucu hak niteliğinde olup herhangi
bir şarta bağlanamayacağı gibi bir kere kullanılmakla da tükenir.
Yüklenicinin
Temerrüde Düşmesi Durumunda Gecikme Tazminatı Talep Edebilir mi? Şartları
Nelerdir?
Her ne kadar temerrüt için aranmasa da gecikme tazminatının talep edilebilmesi için yüklenicinin kusurlu olması şarttır ve bunun kapsamına şu iki kalem girer:
- Fiili zarar
- Mahrum kalınan kar
Gecikme tazminatı, olumlu
zararın giderilmesi rejimine tabi olarak istenecektir. Bunun için de
sözleşmenin ayakta tutulması gerekir. Gecikme tazminatının içeriği ve
miktarı esasen alacaklı-iş sahibi tarafından ortaya konacaktır. Yani yapının tamamının
veya bağımsız bölümlerinin kira bedeli inşaat sözleşmesinde belirtilmelidir.
Şayet kararlaştırılmamış ise mezkur yapının tamamının ya da bağımsız
bölümlerinin her birinin emsal kira bedelleri hakim tarafından bilirkişi
marifetiyle tespit ettirilecektir. İş sahibi, gecikme tazminatının yanı sıra ceza
şartını da talep etme yetkisini haizdir. Ceza şartının gecikme tazminatından
farklı yanı şudur ki bu bedelin ödenmesi için ifanın gereği gibi yapılmaması
yeterli olup ayrıca bir kusur veya şart aranmamaktadır.
Ceza şartı seçimlik bir
hak olarak talep etmek mümkünse de ifaya ek olarak talep etmek için geçerli ve
devam eden bir sözleşmenin varlığı gerekir. Bu durumda ceza şartının fer’i
niteliği ön plana çıkmaktadır ki bu nitelik gereği ceza şartının talep edilebilmesi
için ifayı ihtirazi kayıt ile kabul etmek gerekir, aksi halde ceza şartından
örtülü şekilde feragat edilmiş kabul edilir
Gecikme
tazminatı ile ceza şartı arasındaki fark;
Gecikme tazminatı,
sözleşme ile kararlaştırılmamış olsa bile gecikme, kusur ve ihtar şartları
sağlandıkça talep edilebilirken ceza şartının talebi için sözleşme ile
kararlaştırılarak gecikmenin bulunmasının yeterli gelmesidir. Bir inşaat
sözleşmesinde gerek gecikme tazminatı gerekse de cezai şart tabi oldukları
rejim dahilinde talep edilebilir; ancak gerek TMK m.2 gerekse de hakkaniyet
gereği gecikme tazminatının ağırlığına bağlı olarak cezai şartta indirime
gidilecektir.
“…Kararlaştırılan tazminatın süresiz
uygulanamayacağı bu şekilde kabul edildikten sonra, maktu gecikme tazminatının
ne kadar süreyle tarafları bağlayacağı konusuna gelince; bu
süre sözleşmedeki teslim süresi, gecikilen sürenin
uzunluğu, sözleşmede öngörülen tazminat miktarı, geçen süre içinde
gerçekleşen enflasyon, döviz fiyatları ve faiz
oranlarındaki artış ve eksilişler, fiyat artışları, rayiçlere göre
istenebilecek miktar ile maktu tazminatın ödemeye devam edilmesi halinde arsa
sahibinin elde edeceği miktarlar da göz önünde tutulmak suretiyle bu
hususta bilirkişi görüşünden de yararlanılarak sözleşmedeki miktarın en
az 1 yıl süreyle mutlak bağlayıcı olacağı ve maktu tazminat ile rayiçlere
göre belirlenecek gecikme tazminatı arasında en az bir misli fark bulunması
gerektiği de dikkate alınarak hakkaniyete uygun biçimde hakim tarafından takdir
edilmelidir. Hakim tarafından belirlenen makul süreden sonraki gecikme
tazminatı miktarının da; taşınmazın mevki, konumu, ülkenin ve inşaatın
yapıldığı yerin sosyoekonomik koşulları da dikkate alınmak suretiyle
ve sözleşmede kararlaştırılan tazminat yokmuş gibi gecikme
tazminatının en az mahalli piyasa rayiçlerine göre mahrum kalınan kira
bedeli kadar olacağı ilkesine göre bilirkişilere hesaplattırılması
gerekir…(Yargıtay 15 HD, 01.04.2010
T., E: 2009/7351, K: 2010/1885).


