TİCARİ UYUŞMAZLIKLARDA ZORUNLU ARABULUCULUK ŞARTI

  • 2019-01-12

TİCARİ UYUŞMAZLIKLARDA ZORUNLU ARABULUCULUK

19.12.2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun (“7155 sayılı Kanun”) ile Türk Ticaret Kanunu’na 5/A maddesi eklenmiştir. Yeni düzenleme ile konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı haline getirilmiştir. Bu şart, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtay’da görülen davalar hakkında uygulanmayacaktır.

7155 sayılı Kanun uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin olarak arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandıracak; bu süre zorunlu hallerde arabulucu tarafından iki hafta uzatılabilecektir. Arabulucu ise, kural olarak ilgili komisyon başkanlıklarına bildirilen listeden arabuluculuk bürosu tarafından belirlenecektir. Ancak tarafların listede yer alan herhangi bir arabulucu üzerinde anlaşmaları halinde bu arabulucu görevlendirilebilecektir.

Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde, herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilecektir. Arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılamaması halinde ise davacı,  anlaşmaya varılamadığına ilişkin tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanan bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkeme davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderecektir. Davacı tarafından ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilecektir.

Arabulucu, taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması, tarafların anlaşması veya anlaşamamaları hallerinde arabuluculuk faaliyetini sona erdirecek ve son tutanağını düzenleyerek durumu arabuluculuk bürosuna bildirecektir. Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda, toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilecek ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinden sorumlu tutulacaktır. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmeyecektir. Arabuluculuk ücreti ise, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, tarafların arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşıp anlaşamamalarına göre belirlenecektir.

Sonuç itibariyle, işçi ve işveren uyuşmazlıkları bakımından “dava şartı” olarak uygulanan arabuluculuk müessesesi, 1 Ocak 2019 tarihinden itibaren alacak ve tazminata ilişkin ticari uyuşmazlıklar bakımında da zorunlu hale gelmiştir. 7155 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri uyarınca dava şartı olarak gündeme gelen ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuğu, aynı zamanda ticari uyuşmazlıkların çözümü bakımından alternatif bir çözüm yolu olarak değerlendirmek ve zorunlu arabuluculuk sürecini bu alanda hizmet veren, deneyimli ve uzman bir kadrodan alınacak hukuki destek ile yürütmek büyük önem arz etmektedir.