KORONAVİRÜSÜN İŞÇİLER ÜZERİNDEKİ ETKİSİ VE BU KAPSAMDA ALINAN ÖNLEMLER

  • 2020-05-16


1 Aralık 2019’da Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan Koronavirüs (Covid-19) kısa sürede tüm dünyayı etkisi altına aldı. 11 Mart 2020 tarihinde Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından küresel salgın(pandemi) ilan edildi. Hastalığın bulaşma riskini azaltıcı en etkili yöntemin sosyal izolasyon olduğunun açıklanması ve ülkelerin karantina politikası izlemeye başlamasıyla elbette ki çalışma hayatı da etkilendi. Ülkemizde de 11 Mart 2020 tarihiyle ilk vakanın görülmesi ve virüsün yayılmaya başlamasıyla birçok işveren, işçilerini işten çıkarmaya başladı. Bazı işverenler de işçilerini ücretsiz izin kullanmaya zorladı. Ülkemizde de virüsün yayılmasını engelleyici düzenlemeler yapıldı. İçişleri Bakanlığınca açıklanan genelge kapsamında halka açık istirahat ve eğlence yerleri, tiyatro, sinema, gösteri merkezi, konser salonu, nişan-düğün salonu, çalgılı-müzikli lokanta, kafe, gazino, birahane, taverna, kahvehane, kıraathane, kafeterya, kır bahçesi, nargile salonu, nargile kafe, internet salonu, internet kafe, her türlü oyun salonları (atari, playstation vb.), her türlü kapalı çocuk oyun alanları (alışveriş merkezi ve lokanta içindekiler dahil), çay bahçesi, dernek lokalleri, lunapark, yüzme havuzu, hamam, sauna, kaplıca, masaj salonu, SPA ve spor merkezleri kapatıldı. İşçilerin haklarının korunması kapsamında işverenlerin 3 ay süreyle işçi çıkarması yasaklandı. İşverenler bu sürede işçiyi ücretsiz izne çıkartırsa işçiye günlük 39 TL 24 kuruş ödeme yapılacak. Ayrıca işverenlerin işçilere kısa çalışma veya esnek çalışma yaptırması yönünde düzenleme yapılması gündeme geldi. Peki ısa çalışma nedir, işçiler kısa çalışma ödeneğinden nasıl yararlanabilir? Yapılan yeni düzenlemeler neler getirdi?


4447 Sayılı İşsizlik Sigortası Kanununda düzenlenen kısa çalışma; genel ekonomik, sektörel veya bölgesel kriz ile zorlayıcı sebeplerle işyerindeki haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak önemli ölçüde azaltılması veya işyerinde faaliyetin tamamen veya kısmen geçici olarak durdurulması hallerinde, işverenin talebiyle işyerinde üç ayı aşmamak üzere yapılabilir. Bu Kanuna göre sigortalı sayılan kişileri hizmet akdine tabi olarak çalıştıran işveren, kısa çalışma talebini, gerekçeleri ile birlikte Türkiye İş Kurumuna ve varsa toplu iş sözleşmesi tarafı sendikaya bir yazı ile bildirir. Talebin uygunluğunun belirlenmesine ilişkin usul ve esaslar, ilgili kurum ve kuruluşların da görüşü alınarak Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. Kısa çalışma halinde İşsizlik Sigortası Fonundan kısa çalışma ödeneği ödenir.


İşçinin kısa çalışma ödeneğine hak kazanabilmesi için, hizmet akdinin feshi hariç işsizlik sigortası hak etme koşullarını yerine getirmesi gerekir. Günlük kısa çalışma ödeneği; sigortalının son on iki aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının %60’ıdır. Bu şekilde hesaplanan kısa çalışma ödeneği miktarı, 4857 sayılı İş Kanunun 39. maddesine göre 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan aylık asgari ücretin brüt tutarının %150’sini geçemez. Kısa çalışma ödeneğinden yararlananlara ait sigorta primlerinin aktarılması ve sağlık hizmetlerinin sunulmasına ilişkin işlemler 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda belirtilen esaslar çerçevesinde yürütülür. Kısa çalışma ödeneği olarak yapılan ödemeler başlangıçta belirlenen işsizlik ödeneği süresinden düşülür. Zorlayıcı sebeplerle kısa çalışma yapılması halinde, kısa çalışma ödeneği ödemeleri 4857 sayılı İş Kanunun 24’üncü maddesinin (III) numaralı bendinde ve aynı Kanunun 40 ıncı maddesinde öngörülen bir haftalık süreden sonra başlar. Bu maddede yer alan kısa çalışma ödeneğinin süresini altı aya kadar uzatmaya ve işsizlik ödeneğinden mahsup edilip edilmeyeceğini belirlemeye Cumhurbaşkanı yetkilidir. İşverenin hatalı bilgi ve belge vermesi nedeniyle yapılan fazla ödemeler, yasal faizi ile birlikte işverenden tahsil edilir.


Ayrıca bu süreçte Koronavirüsle mücadele kapsamında geçici olarak kapatılan işyerlerinde, işverenlerin salgının bitmesini müteakiben çalışamadıkları süre için işçilere telafi çalışması yaptırılabileceği sıkça gündeme geliyor. 4857 sayılı İş Kanunun 64. maddesinde işin zorunlu nedenlerle durması sebebiyle çalışamadıkları süre için işverenin işçilere telafi çalışması yaptırabileceği yönünde yasal bir düzenleme mevcut. Zorunlu nedenlerle işin durması, ulusal bayram ve genel tatillerden önce veya sonra işyerinin tatil edilmesi veya benzer nedenlerle işyerinde normal çalışma sürelerinin önemli ölçüde altında çalışılması veya tamamen tatil edilmesi ya da işçinin talebi ile kendisine izin verilmesi hallerinde, işveren iki ay içinde çalışılmayan süreler için telafi çalışması yaptırabilir. Bu çalışmalar fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma sayılmaz. Telafi çalışmaları, günlük en çok çalışma süresini aşmamak koşulu ile günde üç saatten fazla olamaz. Tatil günlerinde telafi çalışması yaptırılamaz.


Peki Koronavirüsle mücadele kapsamında getirilen yeni düzenlemeler neler?


26 Mart 2020 tarihli Resmî Gazetede Yayımlanan 7226  Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 41.maddesiyle Yeni Tip Koronavirüse (Covid-19) karşı alınan tedbirler kapsamında işçilerin haklarının korunabilmesi amacıyla 4447 Sayılı İşsizlik Sigortası Kanununda açıklanmış olan kısa çalışma ve kısa çalışma ödeneğine ilişkin yeni düzenlemeler yapılmıştır. Bu yapılan düzenlemeye göre 4447 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde 23 eklenmiştir:


 30/6/2020 tarihine kadar geçerli olmak üzere, yeni Koronavirüs (Covid-19) kaynaklı zorlayıcı sebep gerekçesiyle yapılan kısa çalışma başvuruları için, ek 2 nci maddenin üçüncü fıkrasında işçinin kısa çalışma ödeneğine hak kazanabilmesi için öngörülen hizmet akdinin feshi hariç işsizlik sigortası hak etme koşullarını yerine getirmesi hükmü, kısa çalışma başlama tarihinden önceki son 60 gün hizmet akdine tabi olanlardan son üç yıl içinde 450 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödenmiş olması şeklinde uygulanır. Bu koşulu taşımayanlar, kısa çalışma süresini geçmemek üzere son işsizlik ödeneği hak sahipliğinden kalan süre kadar kısa çalışma ödeneğinden yararlanmaya devam eder.


Bu madde kapsamında kısa çalışma uygulamasından yararlanabilmek için, iş yerinde kısa çalışma uygulanan dönemde 4857 sayılı Kanunun 25 inci maddesinin birinci fıkrasının (II) numaralı bendinde yer alan sebepler (Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri) hariç olmak kaydıyla işveren tarafından işçi çıkarılmaması gerekir. Bu madde kapsamında yapılan başvurular, başvuru tarihinden itibaren 60 gün içinde sonuçlandırılır.


Bu madde kapsamında yapılan başvuru tarihini 31/12/2020 tarihine kadar uzatmaya ve birinci fıkrada belirlenen günleri farklılaştırmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.”

 

Ayrıca 7226 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 43. Maddesi ile 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 64’üncü maddesinde açıklanan telafi çalışması birinci fıkrasında yer alan “iki” ibaresi “dört” şeklinde değiştirilerek “…işveren dört ay içinde çalışılmayan süreler için telafi çalışması yaptırabilir.” düzenlenmiş ve fıkraya birinci cümlesinden sonra gelmek üzere “Cumhurbaşkanı bu süreyi iki katına kadar artırmaya yetkilidir.” cümlesi eklenmiştir.

 

17 Nisan 2020 tarihinde Resmî Gazetede yayımlanan 7244 Sayılı Yeni Koronavirüs (Covid-19) Salgınının Ekonomik ve Sosyal Hayata Etkilerinin Azaltılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile zorunlu ücretsiz izne çıkarılan ve kısa çalışma ödeneğinden yararlanamayan işçileri korumaya yönelik 4447 Sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nda yeni düzenlemeler yapıldı.


7244 Sayılı Kanun’un 7.maddesiyle 4447 Sayılı Kanun’a eklenen Geçici 24. Madde ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte iş sözleşmesi bulunmakla birlikte 4857 sayılı İş Kanunun geçici 10 uncu maddesi uyarınca işveren tarafından ücretsiz izne ayrılan ve kısa çalışma ödeneğinden yararlanamayan işçiler ile 15/3/2020 tarihinden sonra 51 inci madde kapsamında iş sözleşmesi feshedilen ve bu Kanunun diğer hükümlerine göre işsizlik ödeneğinden yararlanamayan işçilere, herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan yaşlılık aylığı almamak kaydıyla ve 4857 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinde yer alan fesih yapılamayacak süreyi geçmemek üzere, bu süre içinde ücretsiz izinde bulundukları veya işsiz kaldıkları süre kadar, Fondan günlük 39,24 Türk lirası nakdi ücret desteği verileceği ve yapılan ödemelerden damga vergisi hariç herhangi bir kesinti yapılamayacağı eklendi.


Birinci fıkra kapsamında ücretsiz izne ayrılarak nakdi ücret desteğinden yararlanan işçinin fiilen çalıştırıldığının tespiti halinde işverene, bu şekilde çalıştırılan her işçi ve çalıştırıldığı her ay için ayrı ayrı olmak üzere fiilin işlendiği tarihteki 4857 sayılı Kanunun 39 uncu maddesince belirlenen aylık brüt asgari ücret tutarında çalışma ve iş kurumu il müdürlüklerince idari para cezası uygulanacağı ve ödenen nakdi ücret desteği ödeme tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte işverenden tahsil edileceği yönünde işçiyi işverenin haksız sömürüsünden korumaya  yönelik yeni düzenlemeler yapıldı.


Bu madde kapsamında nakdi ücret desteğinden yararlananlardan 5510 sayılı Kanuna göre genel sağlık sigortalısı veya genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi kapsamına girmeyenler, aynı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılırlar ve genel sağlık sigortasına ilişkin primleri Fondan karşılanacağı belirtildi.


 

7244 Sayılı Kanun'un 7.maddesiyle 4447 Sayılı Kanun’a Geçici 25. Madde ile yeni Koronavirüs (Covid-19) sebebiyle işverenlerin yaptıkları zorlayıcı sebep gerekçeli kısa çalışma başvuruları için, uygunluk tespitinin tamamlanması beklenmeksizin, işverenlerin beyanı doğrultusunda kısa çalışma ödemesi gerçekleştirileceği ve işverenin hatalı bilgi ve belge vermesi nedeniyle yapılan fazla ve yersiz ödemelerin yasal faizi ile birlikte işverenden tahsil edileceği belirtildi.


 

7244 Sayılı Kanun’un 9.maddesiyle 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu’na bu kanunun kapsamında olup olmadığına bakılmaksızın her türlü iş veya hizmet sözleşmesi, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay süreyle 25 inci maddenin birinci fıkrasının (II) numaralı bendinde belirtilen ve diğer kanunların ilgili hükümlerinde yer alan ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri sebepler dışında işveren tarafından feshedilemeyeceği ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç aylık süreyi geçmemek üzere işveren işçiyi tamamen veya kısmen ücretsiz izne ayırabileceği şeklinde düzenleme yapıldı. Bu madde kapsamında ücretsiz izne ayrılmanın işçiye haklı nedene dayanarak sözleşmeyi fesih hakkı vermeyeceği ve bu madde hükümlerine aykırı olarak iş sözleşmesini fesheden işveren veya işveren vekiline, sözleşmesi feshedilen her işçi için fiilin işlendiği tarihteki aylık brüt asgari ücret tutarında idari para cezası verileceği ayrıca belirtildi. Ayrıca Cumhurbaşkanının bu düzenlemede yer alan üç aylık süreleri, altı aya kadar uzatmaya yetkili olduğu belirtilerek salgın süresinin uzaması ihtimaline karşı işçileri korumaya yönelik tedbirlere yenisi eklenmiş oldu.

                                                                                                                    

                                                                                                                                Av. Sümeyye Apaydın